Ses Bozuklukları

Ses Bozuklukları

 SAĞLIKLI VE KALİTELİ SESİN ÖNEMİ

Doğumumuzdan itibaren sahip olduğumuz sesimiz,  parmak izimiz gibi bize özeldir.   Bu nedenle bizi biz yapan özelliklerimizden birisidir. Sağlıklı ve kaliteli olduğu sürece sosyalleşme ve iletişim açısından en önemli gücümüzdür.  Sesimiz sayesinde duygularımızı ifade ederiz; sevinçlerimiz, heyecanlarımız, üzüntülerimiz ve mutluluklarımızı çevremize  yansıtabiliriz.

Konuşmanın en temel unsurlarından olan sesimize ait her türlü sorun hem konuşmayı hem de çevremizle olan iletişimi zorlaştırır. Bizim sosyal yaşantımızı kısıtlar. Sosyal yaşantımızın kısıtlanması ve iletişim problemlerinin yaşanması duygusal ve psikolojik sorunları da beraberinde getirir.

Yaşamımız da meydana gelen ses değişiklikleri yaşam boyunca durum ve olaylara göre değişkenlik gösterir. Örneğin; bir bebeğin ham sesi (temel frekansı-F0) 500 Hz iken, oyun çocukluğu döneminde 300 Hz olur. Ergenlik döneminde erkeklik hormonunun (androjen) etkisiyle bir oktav düşerek ham sesi (F0) 125 Hz olur. İçinde bulunduğumuz duygusal duruma, yorgunluğa, hava değişikliklerine, stres ve gerginliğe bağlı olarak sesimizde değişiklikler olurken,  bazen de ses tellerimizdeki ( vokal kord )  bir bozukluğun da göstergesi olabilir.

 DİSFONİ NEDİR?

Ses bozukluklarına verilen genel bir isimlendirmedir. Sesin bir veya birden fazla parametresindeki   ( perde, şiddet, rezonans, kalite, melodi…)  bozulmadır. Basit anlamda ses kalitesinin bozulması, kalınlaşması, kısılması gibi durumları ifade eder.

 AFONİ NEDİR?

Larengeal tonun olmamasıdır. Konuşmanın fısıltı ses şeklinde veya aşırı derecede soluklu olmasıdır.

NORMAL SES İLE ANORMAL SES ARASINDAKİ  FARK NEDİR?

Normal ses “kişiye ihanet etmeyen”, iç dünyasını en iyi şekilde yansıtan, duygu ve düşünceleri ile en iyi uyumu gösteren, kulağa hoş gelen bir kalitede, yeterli şiddette, yaş, cinsiyet ve beden yapısına uygun bir tını seviyesinde olan sestir.

Anormal ses ise dinleyeni rahatsız eden, konudan dikkati dağıtan, iletişimi bozan  ve  konuşanın anlaşılmasını zor hale getiren sestir. Anormal ses bir hastalığın veya bozukluğun göstergesi olabilir.

SESTE  YAŞANAN  PROBLEMLER  HANGİ HASTALIKLARIN  GÖSTERGESİ OLABİLİR ?

Seste kısıklık, boğukluk, kabalık, nefes nefese kalma veya sesin hiç çıkmaması gibi anormal durumlar sesinizde bir problemin olduğunu gösterebilir.

Seste yaşanan bozukluklar aşağıdaki hastalık gruplarından biri ile ilgili olabilir. Bunlar;

  • Organik Ses Bozuklukları
  • Fonksiyonel Ses Bozuklukları
  • Nörojenik Ses Bozuklukları
  • Psikojenik Ses Bozuklukları

SIKLIKLA KARŞILAŞTIĞIMIZ SES BOZUKLUKLARI:

Ses Telleri  Nodülleri:

Sesin yanlış kullanımına bağlı ses teli üzerinde oluşan 1-3 mmlik iyi huylu yumrulardır. Sesin yanlış kullanılması demek; doğru nefes ve ses tekniklerle ile sesin çıkarılamaması demektir. Toplumda aslında oldukça sık rastlanılan bu durum, sesini sık kullanması gereken profesyonel ses kullanıcıları; ses sanatçıları, politikacılar ve öğretmenler gibi mesleklerde önem kazanmaktadır. Oysa ki  doğru sesi çıkarabilen bir kişinin uzun süre konuşması herhangi bir sorun yaratmaz. Bu nedenle uzun süre ve yüksek tonda konuşması gereken mesleklerde dahi doğru teknikleri öğrenmek nodül sorununun önüne geçecektir. Tanı için videostroboskopik ses teli muayenesi önemlidir. Çünkü birçok ses kısıklığı nedeninden ayırtedilmesi gerekir. TEDAVİSİ ÖNCELİKLE SES TERAPİSİDİR. Çok nadiren ses terapisine cevap vermeyen durumlarda genel anestezi altında ameliyatla (endolaringeal mikrolaringoskopi) çıkarılarak tedavi edilir. Bu hastalarda dahi ses terapisi nodülün tekrarlamaması açısından önemlidir.

Gastroözefageal Reflüye (GER) bağlı Larenjit:

GER özellikle yetişkinlerde sıklıkla görülmektedir, ve ses tellerinde iltihaba da (larenjit) sebep olabilir. Boğazda takılma hissi, gelip giden ses bozukluğu, öksürük gibi şikayetlere sebep olur. Ses tellerinin bütünü ve özellikle arka kısmında kalınlaşma olabilir. Tanı için videostroboskopik ses teli muayenesi yeterli olacaktır. Tedavide beslenme alışkanlığının değiştirilmesi, uygun diyet ve ilaç tedavisi (mide ilacı-proton pompa inhibitörü) uygulanır. Tedavide ses tellerine yönelik bir ameliyatın yeri yoktur.

Ses Teli Ödemi ( Reinke Ödemi):

Sesini aşırı ve kötü kullanan (bağırarak ve zorlayarak konuşan) ve sigara içenlerde görülür. Ses tellerinde gevşeme, su toplanması ve pelteleşme ile karakterizedir. Sesde kalınlaşma, kabalaşma ve boğuklaşma oluşur. Tanı için videostroboskopik ses teli muayenesi yeterli olacaktır. Sigaranın bırakılması, ses terapisi ve ses hijyeni birinci sırada tadavi seçeneğidir. Bu tedavilere cevap alınamadığında genel anestezi altında ameliyatla (endolaringeal mikrolaringoskopi) ödem boşaltılabilir.

Ses Teli Polibi:

Ses teli ödemenin ileri halidir, ödemli doku polip haline gelir. Sesini aşırı ve kötü kullanan (bağırarak ve zorlayarak konuşan) ve sigara içenlerde görülür. Sesde kalınlaşma, kabalaşma ve boğuklaşma oluşur. Polipler ses tellerinin birinde veya ikisinde aynı anda görülebilir. Tanı için videostroboskopik ses teli muayenesi yeterli olacaktır. Tedavi genel anestezi altında ameliyatla (endolaringeal mikrolaringoskopi) poliplerin çıkarılmasıdır. Ameliyat öncesinde başlanacak olan ses terapisinin ameliyat sonrasında da sürdürülmesi başarı şansını çok yükseltecektir.

Ses Teli Kisti:

Sebebi bilinmemekle birlikte; ses teli üzerindeki salgı bezlerinin tıkanması sonucu 1-3 mm lik kist oluşur. Sesde kısılma ve soluklu ses oluşur. Tanı için videostroboskopik ses teli muayenesi yeterli olacaktır. Tedavi genel anestezi altında ameliyatla (endolaringeal mikrolaringoskopi) kistin çıkarılmasıdır. Ameliyat öncesinde başlanacak olan ses terapisinin ameliyat sonrasında da sürdürülmesi başarı şansını çok yükseltecektir.

Ses Teli Kanaması:

Ses teller üzerindeki küçük damarlar bazı kişilerde yüzeyel seyreder ve ince duvarlı olabilir. Sesini çok zorlayarak bağırma sonucunda bu damarlardan kan sızabilir ve ses teli üstünde hematom (kan oturması) oluşabilir; ani ve şiddetli ses kısıklığı oluşur. Tanı için videostroboskopik ses teli muayenesi yeterli olacaktır. Tedavi genel anestezi altında ameliyatla (endolaringeal mikrolaringoskopi) kanamanın boşaltılmasıdır. Ameliyat öncesinde başlanacak olan ses terapisinin ameliyat sonrasında da sürdürülmesi başarı şansını çok yükseltecektir.

Ses Teli Granülomu:

Ses tellerinin özellikle arka kısmında oluşan en az 1 cm lik kabarık iyi huylu yaralardır ve iki taraflı da görülebilir. Reflü, sık öksürük, boğaz temizleme, bağırma, sesi aşırı kullanma gibi sebeplerin oluşturduğu tahriş, zaman içinde granuloma dönüşebilir. Önemli bir sebep de daha önceden entübasyon denilen işlemin uygulanmış olmasıdır (entübasyon herhangi bir ameliyat veya yoğun bakımda solunum cihazına bağlanması için hastanın gırtlağına tüp yerleştirilmesi işlemidir; bu tüp hastanın bu işlemler sırasında uyutulurken havalandırmasını sağlar). Tanı için videostroboskopik ses teli muayenesi yeterli olacaktır. Tedavide sebebin ortadan kaldırılmasına yönelik önlemler alınır, bazı ilaçlar kullanılır ve birlikte ses terapisi uygulanır. Dirençli durumlarda ameliyatla çıkarılması en son seçenektir ve birlikte botox uygulanması başarı şansını artırır.

Ses Teli Yarığı  (Sulkus Vokalis ):

Ses telinin serbest tarafında boylu boyunca bir çökme, yarık oluşmasıdır, iki taraflı olabilir. Sesde kısılma, gücünde azalma, tiz seslerde zorlanma gibi şikayetlere sebep olabilir. Tanısı zordur, bu konuda deneyimli bir KBB uzmanı tarafından yapılan videostroboskopik incelemede belirlenir. Tedavisi de zor ve tartışmalıdır; iyi bir ses terapisi uygulanmalıdır ancak çok üst düzey bir iyileşme beklenmemelidir. Çeşitli ameliyat teknikleri de uygulanmakta, çökmüş olan kısmı doldurmak için birçok dolgu malzemesi kullanılmaktadır.

Ses Teli Papillomu:

Ses tellerinde özellikle çocukluk döneminde HPV (human papilloma virus) enfeksiyonuna bağlı oluşan çok nadir iyi huylu tümörlerdir. Yetişkinlerde kanserle ayrımı yapılmalıdır. Tanı muayene ve biyopsi konulur. En uygun tedavi lezyonların lazerle çıkarılmasıdır; çocukluk çağında nüksler ve birden fazla ameliyat mümkündür.

Ses Teli Kanseri

Özellikle sigara içen yetişkinlerde ve sıklıkla erkeklerde görülür. 10 günü geçen ses kısıklığı olan kişilerin mutlaka bir KBB uzmanına başvurması gerekir. Çocuklarda ve gençlerde (25 yaş altı) hemen hiçbir zaman görülmez. Yapılan muayenede kanser şüpheli doku görülür; videostroboskopik inceleme yapılır ve kayıtlar alınır, ilaçlı BT (bilgisayarlı tomografi) çekilir. Daha sonra genel anestezi altında şüpheli dokudan biyopsi yapılıp, patolojik inceleme yapılır ve tanı tamamlanır. Daha sonra hasta uygun tedaviye yönlendirilir. SİGARA İÇEN YETİŞKENLERDE 10 GÜNÜ GEÇEN SES KISIKLIĞI CİDDİYETLE ELE ALINMALIDIR.

Ses teli felci ses teli sinirinin hasarlanması sonucu oluşur. İki taraflı veya tek teraflı olur. Tanı yine muayene ve videostroboskopik değerlendirme ile konulur. Şikayet ve tedaviler tek veya iki taraflı felç olmasına göre değişir.

Tek Taraflı Ses Teli Felci:

Solunum sıkıntısı olmaz, çeşitli derecelerde ses kısıklığı görülebilir. Sinire bası yapan bazı tümörler (tiroid/ gırtlak/ akciğer kanseri veya lenfoma), guatr ameliyatları en sık sebeplerdir. Ses kısıklığını gidermek için ses terapisi uygulanır ve çoğu zaman yeterli olur; yeterli olmadığı durumlarda ses telini orta hatta getirecek ameliyatlar uygulanır.

İki Taraflı Ses Teli Felci:

En sık guatr ameliyatlarında heriki sinirin hasarlanması veya gerilmesi sonucunda görülür. Aslında tecrübeli ellerde guatr ameliyatlarında %1 den az görülen bir komplikasyondur ve bazen 3-6 içinde kendiliğinden düzelebilir. Ciddi solunum sıkıntısı gelişebilir,  ses kısıklığı daha hafif derecededir. Solunum sıkıntısı için acil ameliyat gerekebilir.

Fonksiyonel Ses Bozuklukları

Ses oluşturma mekanizmasının kötü ya da yanlış kullanımı sonucu oluşan ses bozukluklarıdır. Gırtlak anatomi ve fizyolojisi normal olmasına rağmen sesin perde, gürlük, esneklik ve kalitesinde meydana gelen değişiklikleri ifade etmektedir. Bu bozuklukların bir kısmı sesin kötü kullanımı sonucu organik bir bozukluğa (nodül polip) dönüşebilmektedir. Bu durumları medikal/cerrahi tedavi yerine ses terapisiyle tedavisi mümkündür.

Gırtlak’ın aşırı gerilimi ve zorlanması Hiperfonksiyonel, larinksin azalmış/yetersiz gerilimi ya da vokal kapasitenin azalması Hipofonksiyonel ses bozukluğuna neden olur.

Psikojenik Ses Bozuklukları

Psikolojik nedenlerden kaynaklı ses mekanizmasının kötü ya da yanlış kullanımı sonucu oluşan ses bozukluklarıdır. Fonsiyonel ses bozukluklarına dahil edildiği kaynaklar da bulunmakla birlikte ayrı olarak da ele alınmaktadır. Aynı şekilde larinks anatomi ve fizyolojisi normal olmasına rağmen sesin perde, gürlük, esneklik ve kalitesinde meydana gelen değişiklikleri ifade etmektedir.

Nörolojik Ses Bozuklukları

Kas kontrolü ve kas innervasyonu ile ilişkili (solunum ve fonasyon kasları) ses bozukluklarıdır. Ses tellerini birleştirmede güçlük ya da paralizi (felç), Hipoaddüksiyon, ses tellerinin çok sıkı/uzun süre kapalı kalması ise Hiperaddüksiyonu ifade etmektedir.

Uzman Ses Bozuklukları Danışma Hattı(Serdar Hoca);0 533 573 45 64

Kurum Müdürü(Hatice Hoca):0554 822 46 16

SERVİS HİZMETİMİZ ÜCRETSİZDİR